Değerli okurlar:
1915 yılı…
Bir milletin kaderinin sınandığı, tarih sahnesine cesaretin ve inancın yazıldığı yıl.
Çanakkale Savaşı, sadece bir savaş değildi;
bu, bir milletin yok olma tehlikesine karşı verdiği var olma mücadelesiydi.
Bazı topraklar vardır…
Üzerinde yürürken yüreğiniz kan ağlar.
Çanakkale, öyle bir yerdir. Orada sadece
Annelerin duaları yarım kalan hayalleri dolaşır.
Orada Toprağa her bastığınızda tüyleriniz ürperir yüreğinizin başı sızlar.
Osmanlı, 1915'te İtilaf Devletleri'nin çok uluslu güçleriyle savaştı:
Birleşik Krallık (İngiltere) ve Fransa,
Avustralya ve Yeni Zelanda Kolorduları (ANZAC) ve İngiliz İmparatorluğu'nun diğer birlikleri
Gelibolu'ya çıkarma yaparak İstanbul'u ele geçirmeyi hedefledi.
Ama Çanakkale'de tarih, sadece rakamlarla yazılmadı;
orada bir insanlık destanı yaşandı.
Ezineli Yahya Çavuş, 67 kişilik bölüğüyle düşmana set oldu;
Seyit Onbaşı, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ağır mermiyi sırtlayarak topçu ateşini sürdürdü;
Bigalı Mehmet Çavuş, Conkbayırı'nda düşmana karşı kahramanca direndi.
Ve adını bilmediğimiz binlerce Mehmetçik…
Hepsi, bu topraklara adlarını kanlarıyla yazdı.
Henüz genç yaşta, yürekleri vatanla dolu yiğitler ölüme yürüdü.
Arkalarında ne bir vedâ, ne bir söz kaldı…
Sadece annelerin sessiz duaları vardı yanlarında.
O dualar, göğüslerine saplanan kurşunlara siper oldu.
Her adımda düşen bir can,
Her nefeste yeniden doğan bir vatan oldu...
Ve o direnişi yöneten lider,
Mustafa Kemal Atatürk,
"Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" dedi.
Bu söz, sadece bir emir değil;
bir milletin kararlılığının ve sarsılmaz inancının haykırışıydı.
Çanakkale'de mermiler bitti, ama iman bitmedi.
Toprağa düşen her yiğit, bir milletin tarihini yazdı.
Bugün biz, özgürce nefes alabiliyorsak,
bunu o sessiz kahramanların inancına ve cesaretine borçluyuz.
Çanakkale, sadece bir zafer değil…
bir milletin kalbine kazınan sarsılmaz bir inanç,
bir vefa borcu ve unutulmaz bir destandır.
Ve bize şunu anlatır,
"Vatan uğruna canını vermek kutsalsa, onu yaşatmak da bir o kadar kutsaldır."
Bu vesileyle,
Çanakkale'de can veren şehitlerimize ve gazilerimize Allah'tan sonsuz rahmetler diliyorum, mekanları cennet olsun.
Onların fedakârlığı ve cesareti, bizlere her zaman yol gösteren bir ışık olmaya devam edecektir.
Sevgi ve saygılarımla.
Şerife Gündoğdu
17 03 2026
ÇANAKKALE'DE
Bindokuzyüz on beş'te, soğuk bir Şubat günü,
Bir oldu Türk milleti, gözler Çanakkale'de.
Denizden ve karadan sarmıştı hain düşman,
Vatan kan ağlıyordu, özler Çanakkale'de.
Bir kara bulut çöktü Çanakkale üstüne,
Koptu kızıl kıyamet, tozlar Çanakkale'de.
Ölmeyi emretmişti Gazi Mustafa Kemal,
Kan gölüne dönmüştü düzler Çanakkale'de.
Kahraman Türk Askeri onulmaz yara aldı,
Tanınmaz halde idi yüzler Çanakkale'de.
İkiyüz elli üç bin şehit verdik toprağa,
Yanıyordu bağrımız, közler Çanakkale'de.
Nice canlar yitirdik, nice kanlar döküldü,
Al bayrağa dönüştü bezler Çanakkale'de.
Yürekler kanıyordu, yoktu neşeden eser,
Gam bağında kavruldu hazlar Çanakkale'de.
Bozguna uğramıştı elbette ki düşmanlar,
Mehmetçik aldı öçün, kozlar Çanakkale'de.
Bir Yahya Çavuşumuz bin askere bedeldi,
İlahi güçler vardı gizler Çanakkale'de.
Seyit Onbaşı o an insan gücünü aştı,
Akıllar almıyordu sözler Çanakkale'de.
Conk Bayırı şahittir şehit düşen canlara,
İmanla Hakk'a koşan hızlar Çanakkale'de.
Analar ağıt yaktı, yavrular yetim kaldı,
Gözü yaşlı gelinler, kızlar Çanakkale'de.
Kopmuştu gövde, bacak, her birisi bir yerde,
Elemler, yaslar bizde sızlar Çanakkale'de.
Ömrünün baharında, civan civan yiğitler,
Hüzün dolu anılar, pozlar Çanakkale'de.
Geçilmeyen bir surduk, vurduk Çanakkale'de,
Tarihe mühür vurur, izler Çanakkale'de.
Şehitler asla ölmez, Çanakkale geçilmez,
Rahat uyu şehidim, gözler Çanakkale'de.
Kutsal bir emanetin yılmaz bekçileriyiz,
Saygıyla eğiliriz bizler Çanakkale'de