HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 ŞUBAT 2026, PERŞEMBE



HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN

26.02.2026 00:00
Yazımıza koyduğumuz başlık hepimizin bildiği sıradan bir söyleyiş gibi gelebilir. Düşündüğümüzde hayatımızda sıradanlaşmış ama değerini ancak yokluğunda idrâk ettiğimiz birçok değer gibi Ramazan ayı da âdeta hayatın akışı içerisinde sezdirmeden, senede bir bize bir uğrayıp geçer.
Bir garip misafir gibi, yerine razı bir şekilde hânelerimize, bedenlerimize, sokaklarımıza, minarelerin mahyâlarına bir uğrayıp geçiverir. Bu misafirlik öyle nahif bir uğrayıştır ki tadı damağımızda kalır.
Gelecek yılın Ramazanını iple çekiveririz. Hani kültürümüzde 'misafir on rızıkla gelir, birini kendi alır dokuzunu bırakır gidermiş' şeklinde bir kabul vardır ya… Aynen Ramazan da 'rahmetiyle, bereketiyle, mağfiretiyle, coşkusuyla, sükûnetiyle, yavaşlatmasıyla, ruhlara dinginlik üfleyen asudeliğiyle, sadeliğiyle, derinliğiyle, maneviyatıyla' şöyle usulcacık bir uğrayıp, bizlere bin bir güzellik bırakıvererek geçip gidiverir…
Misafiri hoş tutmak da kültürümüzde önemli bir husustur.
Bize bin bir güzelliği ile uğrayan bu aziz misafiri elimizden geldiği kadarıyla hoşnut göndermek isteriz. Evvela bu hoşnutluğun en ışıltılı ögesi çocuklarımızdır.
Dört göz bir arada oturulan iftar sofraları, başka hiçbir zaman eşi benzeri olmayan sahur telaşı, oruç tutsun veya tutmasın çocuklar için, hatıralarımızda çocukluğumuz için unutulmaz zaman dilimleridir.
İftar topu, sahur davulu çocuklar için en heyecan verici eğlence gibi görünse de çocuğu geleceğe hazırlayan, ruhunu neşeyle, maneviyatla bezeyen yaşantı parçacıklarıdır. Oruç tutacak yaşta olmasa da büyükleriyle sahura kalkıp, öğlene doğru bozduğu tekne orucu ile çocuk büyükleriyle bir şey yapmanın sevincini ömür boyu hatırlar.
Öğlene kadar tuttuğu tekne orucu sayesinde büyüklerinden aldığı harçlık ve hediyeler, büyükleri tarafında takdir ve taltif edilmeler; bir kanaviçe gibi çocuğun şahsiyet çizgilerini ilmek ilmek örüverir. Hatta bu güzellik öyle cezbedicidir ki büyükler bile 'şimdi çocuk olmak vardı' diye özenirler…
Ramazan'ın en güzel taraflarından birisi de o manevi kuşatıcılığı ile hânelerimize yeni bir canlılık getirmesidir. Ramazan hazırlıklarından tut da evlerimizde Ramazan temizliğine varıncaya kadar bir tatlı telaş, yeni bir hareketliliğe sebep olur. Bu hareketlilik Bayrama doğru zirve yapar. Çarşı Pazar âdeta bu hareketliliğe iştirak eder… Eksik gedik tamamlama, alış veriş faaliyetleri esnafın yüzünü güldürür, şehri bir baştan öbür başa bayram yerine çevirir… Böylece Ramazan'ın gelişi dalga dalga hissedilmiş olur.
İftar sofralarımız paylaşmanın ulvî hazzını herkese tattırır. Eş dost akraba u taallukat birbirini iftara davet ederek hasret giderir. Uzun müddet birbirini görmeyen insanlar yakınlıklarını tazelerler, iftar sofrası bu yakınlıkların, dostlukların bahanesi olmuş olur. Hele şehirlerin uygun yerlerine kurulan iftar çadırları, iftara doğru yemek kuyrukları, tatlı bekleyiş birbirini daha önce hiç görmemiş insanların, yemek kuyruğu ve iftar sofrasında hasbihalleri toplumda kardeşlik havasını yeniden estirir.
İftar sonrası kılınan namazlar, teravihler;  büyük küçük herkesi yenileyen, kulluk şuûru vermenin yanında millet olmanın, birlik ve beraberliğin sevincini yaşatır. Allah için bir safta omuz omuza durmak, beraber rükû ve secdeye varmak, namaz esnasında getirilen salavât, namazın sonunda el açıp birlikte Yüce Yaradan'a yakarış, camiden çıktıktan sonra konu komşu, eş dostun çay eşliğinde daldığı koyu sohbetler, çayın yanında huzuru, mutluluğu yudumladığını görürüz. Bunların hepsi bize; sinelerin toplu vurdukça onu top güllesinin sindiremeyeceğini gösterir.
Amir memur, fakir zengin, büyük küçük demeden herkesi kucaklayan, herkesin yüzünü güldüren Ramazan ayı güzellikleri ile başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem'den âzat  olarak bize bir dokunup geçer…
Dünyevî rütbelerin hükmünü yitirdiği, modern hayatın insanlar arasına ördüğü soğuk duvarlar, Ramazan muhabbeti ile eriyip, yerini kucaklaşmaya bırakır.
Rahmet ayı vesilesiyle merhamet duygularımız bütün tezahürleriyle cemiyette yaşanan ve yaşatılan canlı hayat manzaralarına dönüşür. Bu vesile ile duâ ve temennimiz odur ki bu güzelliklerle donanmış olarak 'Ramazan'ı karşılayıp hoşnut etmiş olalım. Selâm ve duâ ile…

 
Prof.Dr.Adil ŞEN / diğer yazıları
•HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ RAMAZAN 26 00:00:00.02.2026
•DİL YÂRESİ 26 00:00:00.09.2025
•BAYRAMDIR 31 00:00:00.03.2025
•     GÖKYÜZÜ SOFRALARI 12 00:00:00.03.2025
• İNCE AYAR 23 00:00:00.09.2024
•PAYLAŞIMIN KIYMETİ 28 00:00:00.08.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr