HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 MART 2026, SALI

33 Günlük Ayrılık, Ebedî Kavuşma

17.03.2026 00:00
"Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanmadın olacak.
Kimbilir nerede, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında."

Merhum Cahit Sıtkı Tarancı'nın bu dizeleri, cenaze namazı için saf tuttuğumuz Sarıcakaya Camisi avlusunda o anda birden zihnimde yankılandı.
Bundan tam 33 gün önce, musalla taşında kayınvalidem yatıyordu.
Bugün ise aynı taşın üzerinde, bu kez kayınbabam Ali Aydın sessiz ve vakur bir şekilde uzanıyordu.
Hayat bazen insanın önüne ağır imtihanlar çıkarır. İnsan, böyle zamanlarda sabrın ve teslimiyetin gerçek anlamını daha derinden kavrar. İşte o anlarda, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin asırlardır dillerde dolaşan o hikmetli sözü yankılanır gönüllerde:
"Hoştur bana senden gelen, lütfun da hoş, kahrın da hoş."
Bu söz, kader karşısındaki en derin teslimiyetin ifadesidir. Çünkü insan bilir ki bazen lütuf gibi görünenler kadar, acı gibi gelen imtihanların da içinde ilahi bir hikmet saklıdır.
Hele ki Ramazan ayının o rahmet ve tefekkür ikliminde… Kalpler biraz daha yumuşar, dualar biraz daha içten yükselir semaya. İnsan, hayatın geçiciliğini ve sabrın kıymetini daha iyi idrak eder. İşte böyle zamanlarda yaşanan her imtihan, insanı Rabbine biraz daha yaklaştıran bir kapıya dönüşür.
Mübarek günlerin içinde, adeta Kadir Gecesi'ni bir fener ışığıyla aradığımız o anlamlı vakitlerde kayınbabam, sanki bir kuş gibi kanatlanıp Rabbine doğru uçtu.
Son aylarda hayatında hiç olmadığı kadar;
Sessizdi…
Mütevazıydı…
Kendi halinde bir insandı.
Hayatı boyunca kimsenin etlisine sütlüsüne karışmaz, doğru bildiği yoldan şaşmazdı. Şartlar ne olursa olsun borcuna sadık kalmayı, sözünün eri olmayı hayatının temel prensibi sayardı.
Bu fani dünyadan böyle bir Ali Aydın geçti.
Onunla ilgili yüreğimde kabaran o kadar çok hatıra var ki… Hangisini yazsam eksik kalacak gibi hissediyorum. Kolay değil; 32 yıllık bir aile birlikteliği ve sayısız hatıra var geride.
Ben çoğu zaman onun yanında konuşan değil, dinleyen olurdum.
Yaşadıklarını, gördüğü zorlukları, hayatın içinden süzülen tecrübelerini paylaşırdı benimle.
Hele yaz akşamları…
Sarıcakaya'nın serinleyen gecelerinde, evin terasında, üzüm salkımlarının gölgesinde bütün aile bir araya geldiğimiz o akşamlar hâlâ gözümün önünde. O sofralarda sadece yemek yenmezdi; anılar anlatılır, kahkahalar yükselir, hayatın yükü biraz olsun hafiflerdi.
Böyle zamanlarda hatıralar insanın zihninde yeniden canlanıyor.
Kayınbabamın bir fedakârlığı vardır ki ilk dinlediğimde beni çok etkilemişti.
Eşim Meral Hanım ortaokulu bitirdiğinde Erzincan Sağlık Meslek Lisesi'ni kazanmıştı. Ancak kazandığına dair evrak posta gecikmesi nedeniyle geç ulaştı Sarıcakaya'ya. Zarf açıldığında kayıt için çok az bir süre kaldığı fark edildi.
Erzincan, Eskişehir'e yakın değildi.Arada yaklaşık 1500 kilometrelik bir yol vardı.
Ama bir babanın evladı için aldığı karar mesafeleri önemsemez.
Sarıcakaya'dan bir taksi kiraladı ve kızıyla birlikte Erzincan yoluna çıktı. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra ertesi gün okulun kapısına varıp, müdürün kapısını çaldılar.
Evraklara bakan okul müdürü şöyle dedi:"Amca, bu kızın yaşı kayıt için tutmuyor."
Çünkü Meral Hanım ilkokul birinci sınıftayken öğretmeni başarısından dolayı onu ikinci sınıfa geçirmişti. Sorun burdan kaynaklanıyordu anlaşılan.
Yüzünde hafif bir endişeyle ama kararlı bir sesle müdürüne:"Müdürüm, sen bu kızı kayıt et. Eğer okul açıldığında yaşı tutmazsa almazsın okula."
Bin bir zahmetle uzak diyarlardan gelen baba ile kızını okul müdürünü ikna etti.Kayıt tamamlandı.
Sevincinden müdürden okulun neye ihtiyacı olduğunu sorar. Eline tutuşturulan listeyi Marketten malzemeleri (temizlik vb.) eksiksiz alıp teslim ederek büyük bir sevinçle Eskişehir'e döner.
Döner dönmez yaptığı ilk iş ise kızının yaşını iki şahit huzurunda mahkemede büyütmek oldu.
İşte bu fedakârlık her babanın harcı değildir.
Aslında Sarıcakaya'da da okutabilirdi kızını. Ama o farklı düşünüyordu. Kızının hemşire olmasını, meslek sahibi olup ayakları üzerinde durmasını istiyordu.
Hayata bakışı da böyleydi.
Prensipliydi,Düzenliydi.
Simetri hastalığı vardı. Kullandığı eşyalar, aletler, her şey yerli yerinde olurdu.
Şuanda evinin altındaki kilerde bir bakım atölyesi açacak miktarda alet edavat var. Neye ihtiyacı varsa komşudan istemez parasını verip satın alırdı.
Hayattaki sevdiği işlerden biriside gazete sayfalarındaki bulmacaların doldurulmasıydı.Bu konuda ustaydı diyebilirim.
Bizim zorlandığımız sorular onun için çok kolaydı.  Cevabını bilmediği nadir kelimeleri ajandasına not eder, anlamlarını öğrenir ve unutmazdı.
Sarıcakaya'da onu herkes "Sinemacı Ali" olarak tanır.
Televizyonun henüz yaygın olmadığı 1970'li yılların başında, ilçeye ilk açık hava sinemasını ve beyaz perdeyi getiren kişi oydu. O yıllarda insanlar, yaz akşamlarında gökyüzünün altında sinema salonuna dönüştürdüğü evinin avlusunda toplar, bir perdeye yansıyan hayatları bilet karşılığı izlettirirdi.
Son iki yılı adeta hastalıkla verilen bir mücadeleyle geçti. Bu zorlu süreçte kendisini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Bölümü'nün kıymetli hocalarından Prof. Dr. Kezban Gürbüz'e emanet etmişti.
İlk gittiğinde hastalığı ileri bir safhaya ulaşmıştı. Yine de sabırla, metanetle iki yıl boyunca bu ağır hastalıkla mücadele etti.
Son yirmi günü ise hastanenin yoğun bakım ünitesinde, solunum cihazına bağlı olarak geçti. O kapının önünde eşim Meral Hanımla birlikte geçirdiğimiz her dakika, insanın yüreğine ayrı bir ağırlık bırakıyordu. Makinaların sesi, doktorların telaşlı adımları ve umutla edilen dualar… Hepsi bir araya gelince insan hayatının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlıyordu.
33 gün önce kaybettiği hayat arkadaşının vefat haberini elini sıkı tutarak kulağına Eskişehir Osmangazi Üniversitesi KBB servisinde söylerken nasıl zorlandığımı anlatamam.
Gözyaşlarını içine akıttığını hissedebiliyordum.Hasretine sadece 33 gün dayanabildi. 14 Mart 2026 Cumartesi günü 03.45 sularında sayılı nefesleri tükendi.Hemde ramazanın son on günü içinde.
Belki de kader böyle yazılmıştı.
Şimdi geriye hatıralar kaldı.
Ve o musalla taşında başlayan o "bir namazlık saltanat."
Allah mekânını cennet eylesin.İsmin gibi âli bir makamın olsun.
Ehlibeyt yoldaşın, Peygamber Efendimiz şefaatçin ve komşun olsun.
Ruhun şad olsun kayınbaba…

 
Hüseyin TURHAN / diğer yazıları
•33 Günlük Ayrılık, Ebedî Kavuşma 17 00:00:00.03.2026
•Ramazan’ın Sessiz Kahramanları 10 00:00:00.03.2026
•Mihalıççık ve Haydar Çorum 03 00:00:00.03.2026
•Bir Sonraki Ramazan’a Kim Ulaşacak? 24 00:00:00.02.2026
•Kayınvalidemin Ardından... 17 00:00:00.02.2026
•Annemsiz Geçen Dört Yıl 10 00:00:00.02.2026
•4.CİLT KİTABIM ÜZERİNE 03 00:00:00.02.2026
•Bayrağa Aşığız, Hainlere Karşıyız 27 00:00:00.01.2026
•Soğuk Bir Eskişehir Sabahında Isınan Kalpler 20 00:00:00.01.2026
•Bir Vali’nin Ardında Bıraktığı İz 13 00:00:00.01.2026
•2026: Yeni Bir Yıldan Çok, Yeni Bir Bakış 06 00:00:00.01.2026
•Köşe Yazarları ile Emirdağ Platformu Arasında Kurulan Köprü 30 00:00:00.12.2025
•Bir rakam değil; insanca yaşama umudu 23 00:00:00.12.2025
•Mehmet Âkif’in Adı, Medyanın Utancı 16 00:00:00.12.2025
•FEDERASYONUN BAHİSLE İMTİHANI 09 00:00:00.12.2025
•Telefon Ekranındaki Karanlık: Gençlerimizi Yutan Sanal Bataklık 02 00:00:00.12.2025
•Ekonomik Bunalımın Görünmeyen Yüzü: Sessiz Tasarruflar 25 00:00:00.11.2025
•Şehit Babası H.İbrahim Mercan 18 00:00:00.11.2025
•KOCAELİ VE DR. OKUMUŞ’UN KALPLERE DOKUNAN 10 KASIM ÇIKIŞI 11 00:00:00.11.2025
•Teşekkür Etmenin Unutulan Gücü 04 00:00:00.11.2025
•Dünden Bugüne Cumhuriyet 28 00:00:00.10.2025
•Ekim! 21 00:00:00.10.2025
•ARKADAŞIMIN ANNESİ İÇİN YAPTIKLARI 14 00:00:00.10.2025
•SARICAKAYA’DA GEÇEN BİR HAFTA 07 00:00:00.10.2025
•Türkiye-ABD İlişkileri: Dostluk mu, Çıkarların Gölgesi mi? 30 00:00:00.09.2025
•Bir Annenin Gözyaşları ve Karanlık Sokaklar 23 00:00:00.09.2025
•BAŞKASININ ÇIKARDIĞI YERDEN İNEMEZSİN DÜŞERSİN! 16 00:00:00.09.2025
•Köklerimiz Rüzgârda Savrulmasın 09 00:00:00.09.2025
•Salonların Dışına Taşan Zafer 02 00:00:00.09.2025
•Sendikalar Yetersiz, Memur Yalnız! 26 00:00:00.08.2025
•Umutla Endişe Arasında ki Büyük Bekleyiş 19 00:00:00.08.2025
•Ülkemizin Sahte Diploma ile İmtihanı 12 00:00:00.08.2025
•Ramazan Amcanın Römorku 05 00:00:00.08.2025
•Yeşil Vatan Alarm Veriyor: Yangınlar, İhmaller ve Çözüm Yolları 29 00:00:00.07.2025
•Bir Tatil Yolculuğu: Anadolu’nun Kalbinden Geçerek 22 00:00:00.07.2025
•İhanetin Karanlığına Karşı Direnişin Şafağı: 15 Temmuz 15 00:00:00.07.2025
•Türkiye’nin Sessiz Beka Sorunu 08 00:00:00.07.2025
•Aşkın En Saf Hâli: İlahi Sevgiye Yolculuk 01 00:00:00.07.2025
•CANLI YAYINDA ARAKÇİ’Yİ DİNLERKEN…. 24 00:00:00.06.2025
•14 Ayda Bir Şehri Ağlatan Başkan 17 00:00:00.06.2025
•Sarıcakaya’da Bayram Notları 10 00:00:00.06.2025
•Paylaşınca Bayram Olur 03 00:00:00.06.2025
•Türkü gecesinin hikayesi 27 00:00:00.05.2025
•Tahtada Umut Yazılı Ama Cüzdanda Eksik 20 00:00:00.05.2025
•Gönlümde Açan Bahar: Annem 13 00:00:00.05.2025
•Eskişehir’de Yunus Emre’yi Anma Programı 06 00:00:00.05.2025
•Bir İşçi Çocuğunun Gözünden 1 Mayıs 29 00:00:00.04.2025
•Gençlik: Kalbimizde Filizlenen Gelecek 22 00:00:00.04.2025
•Onsuz Geçen Beş Yıl 15 00:00:00.04.2025
•Kuzeyin Oğlu 08 00:00:00.04.2025
•Bayram Eskimez, Gönüller Unutur! 03 00:00:00.04.2025
•YARIN Kİ GECEYE DİKKAT 25 00:00:00.03.2025
•Hoş Geldin İnci 18 00:00:00.03.2025
•Onlar Toplumun Temeli, Hayatın Mimarı 11 00:00:00.03.2025
•TUT BENİ EY ORUÇ! 04 00:00:00.03.2025
•SÖZ GÜMÜŞSE SÜKUT ALTINDIR 25 00:00:00.02.2025
•Sarıcakayalı Ali Aydın 18 00:00:00.02.2025
•Porsuk ile Harşit’in Dostluğu 11 00:00:00.02.2025
•SANAT DOLU BİR GÜNDÜ 04 00:00:00.02.2025
•İhmaller Zinciri Paçalardan Akıyor 28 00:00:00.01.2025
•Gençler İçin Yarıyıl Tatili Tavsiyeleri ve Dijital Tehlikeler 21 00:00:00.01.2025
•Şehirlerdeki Birlik ve Beraberliğin Mühürleri 14 00:00:00.01.2025
•KALEMLERİN BULUŞTUĞU SOFRA 07 00:00:00.01.2025
•2024 PANORAMASI 31 00:00:00.12.2024
•ZEYTİN FİDANI DAĞITIM TÖRENİ 24 00:00:00.12.2024
•SURİYE'NİN ÇÖKÜŞÜ VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ 17 00:00:00.12.2024
•Babamın Ardından...11 Yıllık Özlem 12 00:00:00.12.2024
•ÖNCE LİBYA SONRA IRAK, ŞİMDİ SURİYE! SIRADA Kİ? 10 00:00:00.12.2024
•Sosyal Belediyeciliğin Lezzetli ve Ekonomik Yüzü 03 00:00:00.12.2024
•Çürümenin Son Örneği:  Yenidoğan Çetesi 26 00:00:00.11.2024
•Yoksulluk Çizgisinin Altında Bir Geçim Mücadelesi 19 00:00:00.11.2024
•Bir Milletin Küllerinden Doğan Ölümsüz Lider 12 00:00:00.11.2024
•Kasım Ayının Derin Hüznü 05 00:00:00.11.2024
•FETÖ ÜZERİNDEN CUMHURİYETİ YAZI+YORUM 29 00:00:00.10.2024
•Gelen Bir Kargo ve Abla Gerçeği! 22 00:00:00.10.2024
•Köftesini Yiyelim Ama Yusuf’u Yedirmeyelim! 15 00:00:00.10.2024
•GAFLETİ UZUN OLANIN DEVLETİ YOK OLUR 08 00:00:00.10.2024
•EMİRDAĞ PROGRAMINDA GURBET-SILA DÜŞÜNCELERİ 01 00:00:00.10.2024
•AKLINIZDAN DAHİ GEÇİRMEYİN! 24 00:00:00.09.2024
•Masum yüzlü Narin! 17 00:00:00.09.2024
•Yeni Eğitim-Öğretim Yılında Beklentiler ve Fırsatlar 10 00:00:00.09.2024
•Güzün Sessiz Büyüsü: Yaprakların Dansı ve Sonbahar 03 00:00:00.09.2024
•Sarıcakaya’nın Yeşil Altını: Zeytin Üreticileri Birliği Kuruluyor 27 00:00:00.08.2024
•Eskişehir Örneğinde Gençliği Tehdit Eden Dijital Tehlikeler 20 00:00:00.08.2024
•Eskişehir’in Altın Yarası: Alpagut ve Atalan’ın Mücadelesi 13 00:00:00.08.2024
•Eskişehir ve Gümüşhane: İki Kadim Şehrin Ortak Kaderi 06 00:00:00.08.2024
•Sokak Hayvanları: Merhamet ve Güvenlik  Arasında Bir Denge 30 00:00:00.07.2024
•RAKAMLARLA YKS 2024’ÜN İÇLER ACISI HALİ 23 00:00:00.07.2024
•15 Temmuz: Milli Birlik ve Beraberliğimizin Zaferi 16 00:00:00.07.2024
•GENÇLER SİZE GÜVENİYORUZ 09 00:00:00.07.2024
•BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 02 00:00:00.07.2024
•Milli Takımımızın Avrupa Serüveni ve Gurur Dolu Anlar 25 00:00:00.06.2024
•KURBAN VE BARIŞ KESKİN 18 00:00:00.06.2024
•Kurban Bayramını Yazı+yorum 11 00:00:00.06.2024
•ESVAK 04 00:00:00.06.2024
•PAZAR GÜNÜ LGS VAR 28 00:00:00.05.2024
•ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN! 21 00:00:00.05.2024
•Dün Doktorlardı Bugün Öğretmenler! 14 00:00:00.05.2024
•AHMET ATAÇ’I ZİYARET 07 00:00:00.05.2024
•TELEVİZYONLARDAKİ PEMBE DİZİLER 30 00:00:00.04.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr