HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 05 ŞUBAT 2026, PERŞEMBE


DİKKAT

05.02.2026 00:00
Doğu Anadolu'nun bir dağ köyünde görev yaparken insanlarıyla öyle bir ilişki kurduk ki
hayretler içinde idim. Komşular et, süt, yumurta, yoğurt vb. getiriyorlardı. Bende para
verdiğim zaman almıyorlar "Hoca sen garipsin!" diyorlardı. Bu cümle beni öyle rahatsız
ediyorduk ki "Ben garip değilim." diyordum.
Ama ne çare anlatamıyordum. Öğretmenliğe başlamadan sabah sekiz, akşam sekiz, dokuz, ona kadar; akşam sekiz sabah sekiz, dokuz, ona kadar vardiyalı çalışıyordum. Karşılığında da çok az bir para alıyordum. Şimdi devlet bana iki
katından fazla para veriyor. Üstüm başım temiz, üstelik yarım gün çalışıyorum. On üçte okula
gidiyor, on yedide dönüyordum. Bu gönlü geniş, yürekleri sımsıcak insanlar, komşularım
bana "Sen annen, babandan ayrısın, yalnızlık çekiyorsun." diyorlarmış. Sonraki yıllarda
anladım bunu. Birde gönlü geniş, sımsıcak yürekli insanlar dedim ya. Daha sonraki yıllarda
öğretmenler odasında sohbetlerimizde Doğu Anadolu'nun doğusunda, kuzeyinde, güneyinde
görev yapan bütün arkadaşlar; "Ne iyi insanlardı onlar!" dediler. Hatta biri "Melek gibi
insanlardı!" dedi. Evet böylesine güzel, iyi insanlardı. Çoğunluğu böyleydi. Kötüsü yok mu?
Vardır elbet ama az.
O güzelim köye ilk atandığım aylardı. Köy yamaca dizilmiş evlerden oluşuyordu. Bence
aydınlık yüzünü güneşe dönmüş arı kovanları gibiydi. Hafta sonunda şehirde alış verişe
gitmiştik. Aylık gıda ihtiyacımızı ve yazı yazmak için bir masa iki sandalye aldık. O dükkan,
bu dükkan derken geç kalmışız. Minibüs yolcusunu tamamlayıp köye gitmiş. Eşim otelde
kalalım diyor, bense Elazığ'a giden otobüse binip yoldan köye gidelim diyorum. Elazığ
otobüsüne binip köy yolunda indik.
Hava iyiden iyiye kararmış, göz gözü görmüyordu. Ana yoldan köy üç, üç buçuk kilometre
kadardı. Toprak yoldan ayrılmamaya gayret ediyor; elimizde ki eşyalarla yürüyorduk. Eşim
biraz ileride bir noktayı göstererek "Şu beyazlık nedir?" dedi. Bende fark edince (On, on beş
gün önce kar yağmıştı.) "Kardır, ne olacak?" dedim. Ama ben de dikkatlice bakınca bir ışık
yanıp sönmüş gibi oldu. Eşimi korkutmamak için sesimi çıkarmadım. Biraz daha yürüdük.
Karanlığın içinden gür bir ses "DİKKAT" diye bağırdı. Eşim korkup ağlamaya başladı. "Ben
sana dedim, teröristler! Ne yapacağız şimdi?" Bende "Bak güzelim terörist olsa bu kadar
uzaktan bağırmaz. Bizi fark etmişler; yanlarına gidene kadar beklerler. Yine de teröristse
kaçarsak vururlar." O anki halimizi bir düşünün. Eşim tir tir titriyor, bir yandan da ağlıyor. O
an fark ettim ki fark edilmemizin sebebi eşimin üstündeki beyaz mantosuydu. Biz nasıl
ilerdeki beyazlığı gördüysek onlarda bizi görmüştü. Olduğumuz yerde kalakalmıştık. Ne ileri,
ne geri gidemiyorduk. Tekrar karanlığın içinden "HOCA! KORKMA! BİZİZ!" diye bir ses
geldi. Rahatlamıştık, yürüdük beyazlığın yanına vardık. O beyazlık un çuvallarıydı. Kamyon
o noktaya kadar gelmiş. Daha ileri gidemeyince yükünü orda indirmiş, geri dönmüş. Benim
gördüğüm ışıksa köylülerin içtiği sigaranın ışığıydı. Köylüler hayvanlarıyla gelip çuvalları
yükleyip götürüyorlarmış. Bu ara "DIKKAT!" diye bağıran bir delikanlı imiş. O'nu bana
gösterdiler, bir yandan da azarlıyorlardı. Genç, aklı sıra bize şaka yapmış. Ben eşime "Hadi
gidelim." dedim. Eşim "Yok köylüler gelsin onlarla gidelim." dedi. Ben ısrar edince yola
koyulduk. Biraz daha yürüyünce karanlığın içinden tangır tungur bir takım sesler geldi. Yine
eşim "Ben sana dedim, beni hiç dinlemiyorsun!" dedi. Yine yürüdük. İlerde köylüleri gördük.
Un çuvalının üstüne teneke soba ve borularını bağlamışlar. Karanlıkta iyi bağlayamadıkları
için soba ve borular yere düşmüş. Soba tenekeden olduğu için ses çok çıkmıştı. Bizde zaten
tetikte ve panik olduğumuz için seslerden çok korkmuştuk.
Onlar işlerini bitirdiler, bizde yanlarına düştük, beraber köye vardık. Evimize girdik, hemen
sobamızı yaktık. Bunca korku, yorgunluktan sonra huzurla uykuya daldık.
Bahadır ÖZALPER / diğer yazıları
•DİKKAT 05 00:00:00.02.2026
•KABA KULAK 06 00:00:00.01.2026
•ALLAH NEREDE 04 00:00:00.12.2025
•YURDUM İNSANLARI 06 00:00:00.11.2025
•ANANIN AHI 07 00:00:00.10.2025
•HUZUR ADASI 03 00:00:00.09.2025
•HANIM 03 00:00:00.08.2025
•İMAN KUVVETİ 03 00:00:00.07.2025
•CEYLAN 04 00:00:00.06.2025
•NİÇİN YAŞIYORUZ? 08 00:00:00.05.2025
•AMBARGO 08 00:00:00.04.2025
•HALKIN ENDERUNU 04 00:00:00.03.2025
•TESADÜF 02 00:00:00.02.2025
•OKUL 01 00:00:00.01.2025
•ZEKAT 04 00:00:00.12.2024
•TEK KOLLU İNSANLAR 11 00:00:00.11.2024
•ANADOLU YİĞİDİ 14 00:00:00.10.2024
•OHH! OFF! 07 00:00:00.10.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--






logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr