HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 NİSAN 2026, CUMARTESİ

KİBİR

04.04.2026 00:00
Değerli okurlar, bu yazımda yazar Ömer Seyfettin'den bahsetmek istiyorum.
Balkanlarda subay olarak görev yapmaktadır. Ancak Osmanlının heybetli dönemi bitmiş, gerileme dönemi gelmiştir. Üç yüz
elli, dört yüz yıl; dinlerini, dillerini, gelenek göreneklerini çok rahat yaşayan devletler ayrıştılar.
Özellikle sırplar, yunanlar ve bulgarlar; diğer avrupa devletlerinin kışkırtması, desteklemesi
sonucu ayaklanmaya başladılar.
Ömer Seyfettin silahlanıp eylemlere katılan gençleri, destekleyenleri çok iyi gözlemlemiştir. Onların birlik ve dayanışmalarını görmüştür. Türk
gençliğinde de aynı milli şuuru oluşturmak için askerliği bırakıp kısa hikayeler yazmaya başlar.
Kaç Yerinden, Ferman, Forsa, Başını Vermeyen Şehit başlıcalarıdır."Üç Nasihat" Bana en
ilginç gelenidir. Bir gurbetçi üç yıl sadece üç nasihata çalışır. Nasihatlar duyduğu, bildiği
nasihatlardır. Köyüne dönüş yolunda ve sonrasında yaşadıklarıyla nasihatların değerini anlar.
Atalarımızın "Ayağın taşa değse; kalbini bir yokla!" diye bir atasözü var. Ben de bu
sözü yaşayarak çok daha iyi anladım.
Bir gün, bir arkadaş "Beni hastaneye bırak." dedi. "Olur." Dedim. Hastanenin yerini
karıştırdı. Diş ağrısından mı bilmem hastaneyi bulamadı, epeyce dolandık. Biraz canım sıkıldı,
ancak bir şey diyemedim. Sonunda hastaneyi buldu, onu oraya bıraktım. Ancak içimde garip
duygu oluştu. 'Bak nasıl iyi bir iş yaptım.' Der gibi. Araçla oto parka inerken; birden daldırıp
sağ yana çarptım. Sağ dikiz aynası kırıldı. Oto parka girmeden; sanayiye gidip aynayı taktırmak
zorunda kaldım. Aradan bir yıl kadar geçti. Seçimler yapılacak, görevlileri seminere çağırdılar.
Toplantı yapıldı, dikkat edilmesi gerekenler anlatıldı. Yine bir arkadaş "Beni eve bırakır mısın?
dedi. "Olur." Dedim. Evine bıraktım. Aslında o gün izinli idik. Ben okula yöneldim. Yine o
garip duygu beni yokladı. İzinli olduğum halde bir de okula gidiyordum. Ancak büyük sürgülü
kapıdan girerken aracı sağdan sürttüm. Aynı şeyi iki defa yaşıyorsan bunda bir iş olmalı.
Neydi sözümüz? "Ayağın taşa değse; kalbini bir yokla." Daha sonra birde şöyle; güzel bir söz
duydum. "Karşılık bekleyerek yapılan yardım, tefeciliktir." Başka söylenecek söz var mı?
Bahadır ÖZALPER / diğer yazıları
•KİBİR 04 00:00:00.04.2026
•DİKKAT 05 00:00:00.02.2026
•KABA KULAK 06 00:00:00.01.2026
•ALLAH NEREDE 04 00:00:00.12.2025
•YURDUM İNSANLARI 06 00:00:00.11.2025
•ANANIN AHI 07 00:00:00.10.2025
•HUZUR ADASI 03 00:00:00.09.2025
•HANIM 03 00:00:00.08.2025
•İMAN KUVVETİ 03 00:00:00.07.2025
•CEYLAN 04 00:00:00.06.2025
•NİÇİN YAŞIYORUZ? 08 00:00:00.05.2025
•AMBARGO 08 00:00:00.04.2025
•HALKIN ENDERUNU 04 00:00:00.03.2025
•TESADÜF 02 00:00:00.02.2025
•OKUL 01 00:00:00.01.2025
•ZEKAT 04 00:00:00.12.2024
•TEK KOLLU İNSANLAR 11 00:00:00.11.2024
•ANADOLU YİĞİDİ 14 00:00:00.10.2024
•OHH! OFF! 07 00:00:00.10.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr