Şiir gününde şiiri göklere mi çıkarsam bir de ordan yere indirmek lazım, bırakayım parlasın zekaların yıldızları oralarda,okumak isteyenler, basamaksız merdivenlerle çıksın,baksınlar bulutların arasına, Yahya Kemal'in dediği gibi "Darası alınmış sözcükler" duruyor mu havada, parlıyor mu güneş vurunca ağaçların tepesindeki en olgun meyveler gibi,kalplerin şarkısı rüzgarlara karışmış mı acaba , şiiri nesirle anlatmak da çok zormuş meğer?
Ben ne zaman bir şiir okusam dilin kokusunu alırım.Ne zaman epik bir şiir yazsam sözü kurşun gibi sıkmak gelir içimden,bazen dizelerle ruhumun resmini çizmeye çalışır bazen de Bayron'un dediği gibi" Gerçekle hayali birleştirmeye " uğraşırım.
Köy şiirleri yazarken Balzac gibi ızdırap duyarım.
Sosyal şiirleri taşlamalarımı yazarken her şeye karşı çıkmak gelir içimden, görünmeyen yüzümü şiirlerde görürüm sanki,gerçek her zaman görünen değildir diye avunurum bir de.
"Ben şiiri koklayarak bulurum."diyor Fazıl Hüsnü.
Ben de şiiri "Sözcükleri yoklayarak" bulurum ve
keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerekir der beğenmediğim karalarmaları yırtar atar ve büyük üsdatlara koşarım. "Karacaoğlan'ıYunus'u,
Y. Kemal,O.Veli F.Hüsnü gibi sayısız usta şairleri bıkmadan usanmadan yeniden okumaya koyulurum.
Eflatun boşa dememiş "Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır." diye.
Şiirden çok şairin olduğunu düşünürken hiç esin gelmez bana, bir de geldi mi geri gönderinceye kadar çok uğraşırım.
Şiir fazla sözü sevmezmiş.
Dünya Şiir Günü tüm şiir sevenlere kutlu olsun.