HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 ŞUBAT 2026, PAZAR

ÇOCUKLUĞUMUN MAHLESİ

15.02.2026 00:00
Eskiden buram buram Anadolu kokan,alaturka bi mahlemiz vardı bizim. Cin araluklu, arnavut kaldurumlu, birbirine yapuşuk, sahaplarının yüzlerini güldüren, içinde tarih barındıran emektar evler...
Keşke siz de bi göreydiniz!
O zamanın insanları nası da gözeldi, gıymetlüydü.
Şimdinin insanları gendünden başga kimseyi düşünmeyen, günücü, gandurukcu, lüküs hayat yaşayan alafıranga insanlar...
O zamanlar ne televizyon, ne de cep telefonu, ne de bilgisayar yoğudu.
Araba desök bigaç gişi de varıdı.
Apartumanlar, balgunlu evlerden ziyade, tek gatlı ya da en fazla iki gatlı, cumbalı, zil yerine kapı tokmaklı veya şakşaklı, kapı anahtarı olarak ekseriya çıt; şimdilerde esgitme diye alduğumuz mobilyalar gibi değüldü, bildüğün esgi emme içinde zevküsefa sürülen eğce evler varıdı, insanları gibi.

Halide yenge sokak gapısının arasına terlik goyup,gıynaşturup komşulara seslenidü...
"Hatça, Adalet, Mahmur, Nadiyala, Necibala, Muammer, Muhteber, Şerifatun hadin çıkın gapıya da biraz oturup laflıyalım!" diye bağırudu.
Küt iskembesini alan gomşula gapı önlerine çıkardı.
Kiminin başında güllü dallı yemenisi, kiminin boncuklu beyaz tülbenti, üzerlerinde allı morlu basma bluzla, uzun basma eteklerini giyip, ayaklarına topukları yirük naylon terlik takıp çıkarlardı.
Halide yenge taze fasülyesini, Adalet yenge bamyasını, annem de bahçeden topladığı madenüzü önlerine alıp bi taraftan ayıklarlardı, bi taraftan da birbirlerine laf yetiştürülerdi.

Biz çocuklar cin aralıkta bazen yeki, bazen dombilis, bazen de çelik çomak, kimi zaman da yakan top oynarduk, dur durak bilmezdük.
Hele kışın garda, bi baştan bi başa, nasıl da düşe galka gayarduk.
Mahlemizde çocuk parkı yoğudu emme, gece bile oyunlarımız çoğudu.

Akşamları saklambaç, yakalamaca oynar, terden batarduk.
Gomşuda anneler sohbet ederken,biz çocuklar ya elimize kağıt kalem alır karalamaca oynar, yenileni asarduk da, hiç ceza almazduk,peşine de isim, şehir, hayvan, eşya oyununa devam ederdük.
Biz yaramazlığa başlayınca, büyükler bize hekaye anlatır, bizler can kulağıyla dinner, sonra da metel satarlardı. Bilene kadar annımızın derisi çatıdana çatlardı.

Gomşularımıza şimdiki gibi müsait misiniz diye sormazduk, teklifsiz kapı şakşağını çalıp giriyoduk içeri, nasıl da eğce garşulanu, buyur edülüdük, her gün birbirimizi görmemize rağmen.
İhtiyacımız olan, bizde olmayan bir şeyi gomşuya sorduğumuzda,
" Babalı boynuna, ne lazımsa istediğin gadar al! " derlerdi.
Buzdolabı çoğu kimsede yoğudu.
Gomşular gatığı falan Halide yengenin buzdolabına goyardı.
Onca şey nası da sığıyodu?
Göğüller geğiş olunca darlanmazduk hiç.
Aynı zamanda her evde tel dolaplar varıdı.

Gapı önlerinde oturan gadunlar, daşgınlık yapan çocuklara, "Dapçuk" diye bağururdu, çocuklar dut yemiş bülbül gibi susar, büyüklerine laf yetüştümezlerdi.
Evlerin bahçelerindeki pinlerinden çıkan, hapishane kaçkını cücükler; mahlede dolanmaya çıktıkları gibi, gözümüzün öğünde, gargala cücükleri gaptıkları gibi boğardı.

Gayfaldı diye bişey bilmezdük.
Hem öyle masada da yemek yemezdük.Yere sofra bezi serilü, bakır sininin altına tahta gasnak koyup, aynı tastan yirdük.
Annem zabahınan erden galkar, değüşük günlerde bizlere ya ipregazlı ocakta, ya da guzinede ısbanaklı börek, puf böreği, bazlambaç, su böreği, bişi yapardı.
Porselen demlikteki çayla ne gözel de geçerdi kör boğazdan.
Şimdi olsa da yisök!
Herkes ne yaparsa yapsın, birbirine tabak tabak uzadudu.

Alantirik ve sularımız sık sık kesülüdü.
Gaz lambası ışığında ders çalışuduk.
Su doldurmaya o zamanlar bize uzak gelen caminin çeşmesinden bakraklarımızı doldurup, gan ter içinde, ayaklarımız cımcık suyla eve girerdük.
Tükenmesin diye gıdım gıdım kullanuduk suları.
Hele ben bulaşık yurken çok su harcardım,annem bana suları israf ediyon diye nası da gızardı.
Bağa bak derdi annem," Benim işim gücüm va, sennen uğraşamam." derdi, gine de bağa hiç gıyamazdı.

Tatil günleri bazen annemle birlikte tanıdıkların bağına giderdük.
Ömrümde orada yediğim karaca erüğün dadını başga erüklerde bulamadım.
Bi de aksöbe diye bi erük cinsi vardı annemin sevdiği.
Kiraz ağacından kirazları goparıp, kulağımıza küpe diye dakar, nası da mutlu oluduk.

Bazen de gomşularla toplanıp, pılımızı pırtımızı alıp; içine dorak katarak yarmaynan yapılan gatık böreklerini, paklalı yaprak dolmasını sarıp, memecük yapıp, çoluk çocuk su deposunun olduğu yere, çamlığa, söğütlüğe, meşelü koruluğuna, hırlaza piknik yapmağa giderdük.
Köprü'ye has olan hakiki el yapımı semaverle, çaydanlık olmazsa olmazdandı.
Nakıt açık havada semaver çayını içsem, içtükçe içesüm gelidü.
Baharın muştusu olan açmış çiğdemleri zevkünen toplarduk.
Gadınla çostik, çot, ip atlama, istop, çödürüm çüş diye oyunlar oynarlardı, oyunda düşen olunca,"Sen atukyağızlamışsın!" derlerdi.
Bazen yanımıza gunnaduğu gölbeziynen enük gelüdü, onlara yiyecek verüdük, sona da yanımızdan gitmezlerdi.

O zamanın türkülerinden çalarlardı gadınlar hep bir ağızdan," Uykuda mısın sevgili yarim uyan uyan! " diye...
Kimlere seslenirlerdi kim bilir?
Şimdilerde revaçta olan " Erik Dalı "oyun havasının yerine, o zamanın gadınlarının çalıp oynadığı," Dıv Dıv " diye bi oyun havası vardı aklımda kalan.

Gadınla gocalarına sevgilim, aşkım, hayatım gibi kelimeler demezlerdi, bencileyin.
Gıyabında gonuşurken de, bizim gişi, bizim adam, bizim herif, bizim çocukların babaları gibi sözlerle hitap ederlerdi.

Eski insanlarda Allah korkusu, vicdan, merhamet, elinde olanlarla yetinme, şükretme ve mutlu olmayı becerebilme, adil olma, hoşgörü, saygı, sevgi, edep ve haya, hicap, sorumluluk duyguları fazlasıyla vardı.
Yalansız, riyasız, kadir kıymet bilen, yardımsever, fedakar, oldukça cömert ve çok vefalı insanlardı çook.

(Yazım uzun olduğu için devamını önümüzdeki günlerde paylaşacağım...)

Öykümü Samsun / Vezirköprü ağzıyla yazmaya çalıştım.
Hatalarım varsa affola.

Bazı laflarımı ağnamayanlara açıklayıcı bilgileri aşşaya yazdım.

Mahle (Mahalle) / Günücü (kıskanç) / Gıynaştırmak (Aralamak) 
Eğce ( Güzel ) / Yirük ( Yırtık ) / Metel (Bilmece) / Yisök (Yesek) Alantirik (Elektirik) / Nakıt (Ne vakit) / Sona (Sonra) / Yirdük (Yerdik) Hekaye (Hikaye) / Aşşaya (Aşağıya) / Ağnamayan (Anlamayan) Bencileyin (Ben gibi) / Gızardı (Kızardı) / Bağa bak (Bana bak) Gunnamak (Yavrulamak) / Gölbez (Köpek yavrusu) / Enük (Köpek) /Gırnata (Klarnet) / Sahapları (Sahipleri) / Nası da gözel (Nasıl da güzel) / Bizim gişi (Bizim kişi) / Yağızlamak (Bunamak) / Atuk (Artık) Zabahınan erden (Sabahleyin erken) /Gayfaydı (Kahvaltı) / Cücük (civciv) / Dapçuk (Taşkınlık,şımarıklık) / Gatık (Katık-Süzme Yoğurt) / Kapı Tokmağı (Kapı zili yerine)
Hüseyin TURHAN / diğer yazıları
•ÇOCUKLUĞUMUN MAHLESİ 15 00:00:00.02.2026
•Annemsiz Geçen Dört Yıl 10 00:00:00.02.2026
•4.CİLT KİTABIM ÜZERİNE 03 00:00:00.02.2026
•Bayrağa Aşığız, Hainlere Karşıyız 27 00:00:00.01.2026
•Soğuk Bir Eskişehir Sabahında Isınan Kalpler 20 00:00:00.01.2026
•Bir Vali’nin Ardında Bıraktığı İz 13 00:00:00.01.2026
•2026: Yeni Bir Yıldan Çok, Yeni Bir Bakış 06 00:00:00.01.2026
•Köşe Yazarları ile Emirdağ Platformu Arasında Kurulan Köprü 30 00:00:00.12.2025
•Bir rakam değil; insanca yaşama umudu 23 00:00:00.12.2025
•Mehmet Âkif’in Adı, Medyanın Utancı 16 00:00:00.12.2025
•FEDERASYONUN BAHİSLE İMTİHANI 09 00:00:00.12.2025
•Telefon Ekranındaki Karanlık: Gençlerimizi Yutan Sanal Bataklık 02 00:00:00.12.2025
•Ekonomik Bunalımın Görünmeyen Yüzü: Sessiz Tasarruflar 25 00:00:00.11.2025
•Şehit Babası H.İbrahim Mercan 18 00:00:00.11.2025
•KOCAELİ VE DR. OKUMUŞ’UN KALPLERE DOKUNAN 10 KASIM ÇIKIŞI 11 00:00:00.11.2025
•Teşekkür Etmenin Unutulan Gücü 04 00:00:00.11.2025
•Dünden Bugüne Cumhuriyet 28 00:00:00.10.2025
•Ekim! 21 00:00:00.10.2025
•ARKADAŞIMIN ANNESİ İÇİN YAPTIKLARI 14 00:00:00.10.2025
•SARICAKAYA’DA GEÇEN BİR HAFTA 07 00:00:00.10.2025
•Türkiye-ABD İlişkileri: Dostluk mu, Çıkarların Gölgesi mi? 30 00:00:00.09.2025
•Bir Annenin Gözyaşları ve Karanlık Sokaklar 23 00:00:00.09.2025
•BAŞKASININ ÇIKARDIĞI YERDEN İNEMEZSİN DÜŞERSİN! 16 00:00:00.09.2025
•Köklerimiz Rüzgârda Savrulmasın 09 00:00:00.09.2025
•Salonların Dışına Taşan Zafer 02 00:00:00.09.2025
•Sendikalar Yetersiz, Memur Yalnız! 26 00:00:00.08.2025
•Umutla Endişe Arasında ki Büyük Bekleyiş 19 00:00:00.08.2025
•Ülkemizin Sahte Diploma ile İmtihanı 12 00:00:00.08.2025
•Ramazan Amcanın Römorku 05 00:00:00.08.2025
•Yeşil Vatan Alarm Veriyor: Yangınlar, İhmaller ve Çözüm Yolları 29 00:00:00.07.2025
•Bir Tatil Yolculuğu: Anadolu’nun Kalbinden Geçerek 22 00:00:00.07.2025
•İhanetin Karanlığına Karşı Direnişin Şafağı: 15 Temmuz 15 00:00:00.07.2025
•Türkiye’nin Sessiz Beka Sorunu 08 00:00:00.07.2025
•Aşkın En Saf Hâli: İlahi Sevgiye Yolculuk 01 00:00:00.07.2025
•CANLI YAYINDA ARAKÇİ’Yİ DİNLERKEN…. 24 00:00:00.06.2025
•14 Ayda Bir Şehri Ağlatan Başkan 17 00:00:00.06.2025
•Sarıcakaya’da Bayram Notları 10 00:00:00.06.2025
•Paylaşınca Bayram Olur 03 00:00:00.06.2025
•Türkü gecesinin hikayesi 27 00:00:00.05.2025
•Tahtada Umut Yazılı Ama Cüzdanda Eksik 20 00:00:00.05.2025
•Gönlümde Açan Bahar: Annem 13 00:00:00.05.2025
•Eskişehir’de Yunus Emre’yi Anma Programı 06 00:00:00.05.2025
•Bir İşçi Çocuğunun Gözünden 1 Mayıs 29 00:00:00.04.2025
•Gençlik: Kalbimizde Filizlenen Gelecek 22 00:00:00.04.2025
•Onsuz Geçen Beş Yıl 15 00:00:00.04.2025
•Kuzeyin Oğlu 08 00:00:00.04.2025
•Bayram Eskimez, Gönüller Unutur! 03 00:00:00.04.2025
•YARIN Kİ GECEYE DİKKAT 25 00:00:00.03.2025
•Hoş Geldin İnci 18 00:00:00.03.2025
•Onlar Toplumun Temeli, Hayatın Mimarı 11 00:00:00.03.2025
•TUT BENİ EY ORUÇ! 04 00:00:00.03.2025
•SÖZ GÜMÜŞSE SÜKUT ALTINDIR 25 00:00:00.02.2025
•Sarıcakayalı Ali Aydın 18 00:00:00.02.2025
•Porsuk ile Harşit’in Dostluğu 11 00:00:00.02.2025
•SANAT DOLU BİR GÜNDÜ 04 00:00:00.02.2025
•İhmaller Zinciri Paçalardan Akıyor 28 00:00:00.01.2025
•Gençler İçin Yarıyıl Tatili Tavsiyeleri ve Dijital Tehlikeler 21 00:00:00.01.2025
•Şehirlerdeki Birlik ve Beraberliğin Mühürleri 14 00:00:00.01.2025
•KALEMLERİN BULUŞTUĞU SOFRA 07 00:00:00.01.2025
•2024 PANORAMASI 31 00:00:00.12.2024
•ZEYTİN FİDANI DAĞITIM TÖRENİ 24 00:00:00.12.2024
•SURİYE'NİN ÇÖKÜŞÜ VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ 17 00:00:00.12.2024
•Babamın Ardından...11 Yıllık Özlem 12 00:00:00.12.2024
•ÖNCE LİBYA SONRA IRAK, ŞİMDİ SURİYE! SIRADA Kİ? 10 00:00:00.12.2024
•Sosyal Belediyeciliğin Lezzetli ve Ekonomik Yüzü 03 00:00:00.12.2024
•Çürümenin Son Örneği:  Yenidoğan Çetesi 26 00:00:00.11.2024
•Yoksulluk Çizgisinin Altında Bir Geçim Mücadelesi 19 00:00:00.11.2024
•Bir Milletin Küllerinden Doğan Ölümsüz Lider 12 00:00:00.11.2024
•Kasım Ayının Derin Hüznü 05 00:00:00.11.2024
•FETÖ ÜZERİNDEN CUMHURİYETİ YAZI+YORUM 29 00:00:00.10.2024
•Gelen Bir Kargo ve Abla Gerçeği! 22 00:00:00.10.2024
•Köftesini Yiyelim Ama Yusuf’u Yedirmeyelim! 15 00:00:00.10.2024
•GAFLETİ UZUN OLANIN DEVLETİ YOK OLUR 08 00:00:00.10.2024
•EMİRDAĞ PROGRAMINDA GURBET-SILA DÜŞÜNCELERİ 01 00:00:00.10.2024
•AKLINIZDAN DAHİ GEÇİRMEYİN! 24 00:00:00.09.2024
•Masum yüzlü Narin! 17 00:00:00.09.2024
•Yeni Eğitim-Öğretim Yılında Beklentiler ve Fırsatlar 10 00:00:00.09.2024
•Güzün Sessiz Büyüsü: Yaprakların Dansı ve Sonbahar 03 00:00:00.09.2024
•Sarıcakaya’nın Yeşil Altını: Zeytin Üreticileri Birliği Kuruluyor 27 00:00:00.08.2024
•Eskişehir Örneğinde Gençliği Tehdit Eden Dijital Tehlikeler 20 00:00:00.08.2024
•Eskişehir’in Altın Yarası: Alpagut ve Atalan’ın Mücadelesi 13 00:00:00.08.2024
•Eskişehir ve Gümüşhane: İki Kadim Şehrin Ortak Kaderi 06 00:00:00.08.2024
•Sokak Hayvanları: Merhamet ve Güvenlik  Arasında Bir Denge 30 00:00:00.07.2024
•RAKAMLARLA YKS 2024’ÜN İÇLER ACISI HALİ 23 00:00:00.07.2024
•15 Temmuz: Milli Birlik ve Beraberliğimizin Zaferi 16 00:00:00.07.2024
•GENÇLER SİZE GÜVENİYORUZ 09 00:00:00.07.2024
•BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM 02 00:00:00.07.2024
•Milli Takımımızın Avrupa Serüveni ve Gurur Dolu Anlar 25 00:00:00.06.2024
•KURBAN VE BARIŞ KESKİN 18 00:00:00.06.2024
•Kurban Bayramını Yazı+yorum 11 00:00:00.06.2024
•ESVAK 04 00:00:00.06.2024
•PAZAR GÜNÜ LGS VAR 28 00:00:00.05.2024
•ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN! 21 00:00:00.05.2024
•Dün Doktorlardı Bugün Öğretmenler! 14 00:00:00.05.2024
•AHMET ATAÇ’I ZİYARET 07 00:00:00.05.2024
•TELEVİZYONLARDAKİ PEMBE DİZİLER 30 00:00:00.04.2024
•YÜRÜYEN KÖŞK 23 00:00:00.04.2024
•RAMAZAN BAYRAMI İZLENİMLERİ 16 00:00:00.04.2024
•GEÇMİŞTEN BUGÜNE “AYŞE ÜNLÜCE” 09 00:00:00.04.2024
•HAVA SOĞUKTA OLSA PARKLARDA OTURABİLİRMİSİNİZ? 02 00:00:00.04.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr