Dünya sessiz bir kabullenişle izlerken, vicdanın sustuğu yerde kalemimiz konuşmalı. Sadece silahların susmasını değil, adaletin tecelli etmesini arzulayan; ölen çocukların hakkını masada bırakmayan aktif bir barış yazıyor ve siz değerli Eskişehirlilerle paylaşıyorum.
Dilim barış diyor ama kalbim o ince çizgide duruyor.
Çünkü biliyorum ki; adaletsiz bir barış, maktulün katili sessizce izlemesidir.
Vicdanım, oluk oluk akan mazlum kanının hesabını sormadan
Silahların susmasına teslimiyet diyor, korkuyor.
Barışa inanmadığımdan değil bu celal;
Sahte yüzlerin, maskeli masaların ardındaki o "avuntu" oyunlarından.
Çocuklar katledilirken kurulan barış cümleleri,
Katille maktulü aynı kefeye koyan bir vicdan körlüğüdür.
Önce Adalet, Önce Hak, sonra selamet!
Benim gönlüm, pasif bırakılmış, "aman ağzımızın tadı bozulmasın" diyen bir barıştan yana değil.
Bu, zulme göz yummaktır; sessiz kalarak zalimin elini tutmaktır.
Ben ne yakıp yıkma sevdalısıyım ne de savaş taciri.
Ben, zulme karşı duran, inşa edici bir Cihadın talibiyim.
Cihad dediğim; kaba kuvvetin, toprağa kan içirmenin adı olamaz.
Cihad; hedefi Selamet olan en onurlu gayrettir.
Mazlumun ahını duymak, hece hece acıyı bölüşmektir.
Cihad bir niyet, amacı ise adaleti yeniden tesis etmektir.
Diplomasiyle, baskıyla ve sarsılmaz bir Boykotla;
Çocuk katliamları durdurulabiliyorsa, işte en büyük Cihad budur!
Kendi cebimize girecek üç-beş kuruş için boykottan kaçmak,
Kendi nefsimize yenilmek değil midir?
Oysa en büyük savaş, insanın kendi hırsıyla verdiği o gizli kavgadır.
Dil ve kalem, bugünün zülfikarıdır.
Gazze'deki bir çocuğun hakkı için kağıda düşülen bir mısra,
Dünya devlerinin vicdanını sarsan bir çığlıktır.
Ama hiçbir yol kalmadığında, mazluma kalkan olmak;
İşte o, Cihadın kaçınılmaz ve zorunlu yüzüdür.
Her savaş cihad değildir; toprak hırsıyla gözü dönen katilin yaptığı ancak azgınlıktır.
Ama vatanı savunmak, inancı korumak ve zulmü durdurmak;
İşte o, insanlık onurunun bedelidir.
Ben, silahların sustuğu ama suçluların elini kolunu sallayarak gezdiği bir dünya istemiyorum.
Ölen çocukların hakkının sorulmadığı bir barış, sadece gürültüyü kesmektir; vicdanı iyileştirmez.
Yaranın üstünü kapatmak değil, içindeki irini temizleyip dikiş atmak istiyorum.
Savaş suçluları, o maskeli ideolojilerin arkasına saklanamasın.
Uluslararası hukuk, masumların kanıyla yıkanmış elleri kelepçelesin.
Güçlü olan haklıdır karanlığından çıkıp,
Haklı olan güçlüdür limanına demir atmak istiyorum.
Bu bir çelişki değil, bir direniştir.
Çocukların isimlerini unutmamak, hikayelerini yaşatmak;
Bir daha hiçbir çocuğun aynı kaderi paylaşmamasını garanti altına almaktır.
Dünyanın bu çocuklara borcu var ve biz o borç ödenene kadar,
Aktif Barışın bekçisi olacağız.
Savaş Dursun, Adalet Gelsin, Barış Yaşasın!
Ramazan sadece bir açlık terbiyesi değil, bir hak ve hakikat arayışıdır. Duamız; bu mübarek günlerin hürmetine çocukların açlıktan değil, neşeyle uyuduğu bir dünyaya uyanmaktır. Oruçlarımızın ve dualarımızın kabulü, adaletin yeryüzüne hâkim olmasıyladır.
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.