DAĞLARIN SESİ
Yine bahar gelmiş Gedik Dağı'na
Azığı torbaya alıp gidelim
İlkbahar boyunca yeşil uğruna
Dağlarda bir müddet kalıp gidelim
Yaylanın tutuşan ocaklarından
Sütlerden bir yudum içip gidelim
Buz gibi akan o pınarlarından
Testiyi doldurup geçip gidelim
Güzelin elinde yağlı gözleme
Ucundan kıysından bölüp gidelim
Laleye,sümbüle olan özleme
Gönülden gönüle gülüp gidelim
Bak şu dağa taşa ,kurt ile kuşa
Sıcak bir rüyaya dalıp gidelim
Yamaçlar çiğdem hep baştan başa
Kuzuyu dağlara salıp gidelim
Bülbüller konarken güle dikene
Dereden tepeden inip gidelim
Çiğ düşmeden saçlarının teline
Rüzgardan atlara binip gidelim
Çoban kavalında dağların sesi
Dertleri gönülden silip gidelim
Nağmeler aşkların ince bestesi
İnleyen yüreği delip gidelim
Leylekler havada süzülür uçar
Çayırda izini sürüp gidelim
Yemlikler çıtlıklar tazecik çıkar
İncecik yufkaya dürüp gidelim
Ilgıt ılgıt eser Gedik'te yeller
Kırlarda ateşi yakıp gidelim
Sevdiğim başına takınmış güller
Seherde onu da kokup gidelim
Fehmi der baharda yeşerir bostan
Sazımla türküler çalıp gidelim
Bir selam gelirse eş ile dosttan
Can verip yollara düşüp gidelim
FEHMİ ERDOĞAN -Eskişehir