VM Medical Park Samsun Hastanesi Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr.
Çelik, "Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak
değerlendirilmelidir" dedi.
"Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor"
Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının
bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, "Fail profillerinde sıkça, 'görünmez olma hissi ile
görünür olma arzusu' arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç
yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin
hazırlayabilir" diye konuştu.
"Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele"
Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr.
Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.
Uzm. Dr. Çelik, "Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya
üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise
giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal
gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor" dedi.
"Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor"
Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna
dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, "Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen 'iz
bırakma' ya da 'mesaj verme' aracı olarak algılayabiliyor" şeklinde konuştu.
"Aidiyet duygusu zayıflıyor"
Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, "Akran
zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu
zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları
gelişebiliyor" dedi.
"Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart"
Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde
bulundu:
"Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve
etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler
çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel
biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir."
"Toplumun aynasına bakmalıyız"
Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr.
Çelik, "Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken
kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya
koymaktadır" dedi.