Mart ayının en belirgin özelliklerinden 21 Mart günü itibariyle baharın müjdeleyicisi olarak kutlanan NEVRUZ BAYRAMI, cemrelerin düşmesinden sonra havaların savaşlarla değil gönül güzellikleriyle ısınacağı, savaşların gölgesinde Barut kokularının füzelerin çocukları katletmediği bir Dünya olması gerekirken, gel gör ki masum çocuklar okul sıralarındayken fırlatılan bir füze ile hayatlarının sonlanacağını nerden bilebilirlerdi ki?
Böyle bir ortamda sevgiden, karşılıklı anlayıştan empatiden söz etmek mümkün mü? Maalesef bu savaş ve savaş çığırtkanlıkları ister istemez gündelik hayatımıza negatifin negatifi olarak girdi.
Yurdumuzda yaygın olarak Balkan Kültüründen gelen MART ayıyla birlikte baharın gelişini, sağlık ve bereket dilekleriyle kırmızı beyaz iplerden oluşan ve bileklerimize takılan geleneksel bileklerimizi yani MARTENİÇKA ' larımızı saflığın ve uzun ömrün simgesi olan tertemiz BEYAZ ile buluşan o KIRMIZI yani yaşam enerjimizi ve gücü temsil eden bilekliklerimizi LEYLEK görünceye kadar yada bir ağacın çicek açtığı görülene kadar bileğimizde taşıdığımız o saf ve temiz ile enerjinin birleştiği güzü simgeleyen bilekliklerimizi bir şölen havası içinde ağaca bağladığımız o güzel ritüllerimiz , sanırım savaşların gölgesinde geridemi kalacak acaba ?
Ne diyelim inanılışa göre nazardan koruduğu yıllarca süre gelen bir bir hadise olgusu olduğundan bizde öyle yapıp nazardan korunalım bari.
Nisan ayı yine baharla birlikte tüm Dünya çocuklarına 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ÇOCUK BAYRAMI'nı Ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK tarafından ithaf edilmiştir. Bu yüzden dirki merhamet duygumuzu zalimden yana değil mazluma göstermeliyiz.
Sanki bize bu bahar pembe bir düş, gerçek olan ise sırça bir saray, kurtlar sardı etrafımızı, o güzelim hatıralarımızı yok ediyor. Gönlü güzelliklerle dolu olanlara laf edilmez, gönlü güzelliklere kapalı olan güzelliği görmeyenlere laf da yetmez.
İnsanın birincil ve en önemli hakkı yaşama hakkıdır. Daima önceliğimiz yaşamak ve yaşatmak olmalı. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye öğüdün de dediği gibi İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN. Burada ki mesaj ; devletin bekasının , halkın refahı, adaleti ve huzuruna bağlı olduğudur.
Tüm dağların, ovaların baharın gelişini kutlamak için binbir reng çümbüşüyle açan çiceklerle süslendiği Nisan ayı ile birlikte yağmurların bereketi içinde yoğrulup toprakla kucaklaştığımız huzur ve mutluluğun bir arada olan yaşamımız olması temennimizdir.
Hele ki gurbette olanlar için memleket hasretinin benliğine çöktüğü yine bu anlamda da şarkılara konu olan BENİ KÖYÜMÜN YAĞMURLARINDA YIKASINLAR sözünden ne denli bir memleket hasreti içimize aktığına işarettir.
Sıla hasreti çekenler bilir memleket bir aşktır. Karşılıksız sevmektir. İçimizde depreşen bir büyük bir sevgi çemberi içinde kordur.
İçimizdeki kışın karanlığını unutup önümüzde gelen içimizdeki baharı yaşamaya, gönlümüzce güneşin sıcaklığında gönlümüzün sıcaklığını dişa vurabilmemiz adına Nisan ayına girdiğimiz şu günlerde hepimizin içinde bahar çiceklerini açtığı o inanılmaz bahar kokularını içimize çektiğimiz bu günlerin dostluk kardeşlik ve barış içinde umutla yarınlara daha bir huzur içinde gönül rahatlığıyla bakmamız açısından nefretten kavgadan uzak sevgiyle dostlukla yaşam alanlarımızı donatalım.
Baharın gelişiyle umutların uyandığı, Dünya'nın rengareng olduğu çicek bahçesidir. Ama gel gör ki bu bahçeyi öldürmeye mehil etmişler var. Oysa ki bahar yağmurlarıyla birlikte gelen doğanın en güzel davetiyesi çiceklerle bezenmiş bu davet ki, tüm yorgunluğumuzu silip atar.
Ne diyelim vakti geçti ama bir MARTENİÇKA da savaş tutkunlarına hediye etmemiz gerekir.



