İran'ı hangi son bekliyor? Irak ve Afganistan'ın yaşadığı son mu bekliyor? Yoksa ABD ile görüşmeler anlaşmayla mı bitecek? Görünen köy kılavuz istemez dostlar. İran'ın sonu da Irak ve Afganistan gibi olması kuvvetle muhtemel gözüküyor. Umman denizinde konuşlanan gemilerden kalkan savaş uçakları ve atılacak füzeler İranın başta devlet televizyonu ve vericileri olmak üzere kritik tesis ve askeri üslerinin vurulması çok yakın gibi. İran'ı değerlendirmek için önce Irak ve Afganistan'da neler oldu, yakın tarihimizi kısaca bir hatırlayalım.
ABD ve İngiltere Irak'ı kitle imha silahlarından arındırmak ve Irak halkını özgürleştirerek Saddam Hüseyin'i devirmek için 20 Mart 2003'te hava saldırısına başladı. Başlattığı hava harekatından önce Birleşmiş Milletler nezdinde Irak'la onlarca görüşme gerçekleştirildi ve bir sonuç alınamadı. Hava harekatının devamında ABD kara harekatı başlattı ve 9 Nisan 2003'te başkent Bağdat'a girerek Saddam Hüseyin'i devirdi. 15 Nisan'da Irak tümüyle koalisyon güçlerinin denetimine geçti. Sonrasında Irak'ta ne kitle imha silahı bulundu, ne de Irak halkı özgürleşip demokrasiye kavuştu. Saddamın devrilmesinden sonra Irak'ta kendisine biat eden yönetimler oluşturan ABD petrolü kendi kontrolüne aldı.
El-Kaide 11 Eylül 2001'de ABD İkiz Kulelerine saldırdı. El-Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin'in Afganistan'da saklandığını gerekçe gösteren ABD Ekim 2001'de Afganistan'a saldırmaya başladı. İlk bombalar Kabil Emniyet Müdürlüğünün karşısındaki tepede kurulu olan vericilere düştü. Kabil ve diğer illerdeki belirlenen hedefler sivil ayırımı gözetmeksizin, Umman denizindeki savaş gemilerinden tam iki ay bombalandı. Atılan bombalar yüzlerce sivil vatandaşı katletti. İki ayın sonunda ABD askerleri hava indirme harekatıyla Kandahar ilinin eteklerine inerek Afganistana fiilen girdi. ABD NATO şemsiyesi altında Uluslar Arası Güvenlik Destek Gücünü oluşturdu ve Aralık 2001'den 30 Ağustos 2021 tarihine kadar Afganistan' da faaliyetini sürdürdü. Afganistanın yeraltı ve yerüstü kaynakları tam 20 yıl ABD'ye hizmet etti.
İran'a gelirsek; CIA ve MOSSAD'ın desteklediği oluşumlar İran'da mevcut yönetime karşı ayaklandılar. Ayaklanmayla mevcut rejimi deviremeyen ABD, füze geliştirme ve uranyum zenginleştirme programına son vermesi için İran'la görüşmelere başladı. Halen görüşmeler devam ederken ABD olası bir harekatta kullanacağı silahlı güçlerini bölgeye kaydırıyor. Öyle gözüküyor ki hazırlıklar tamamlanınca siyonist ve soykırımcı İsrail kuvvetleri ile birlikte harekata başlayacak. ABD İran'a da Irak ve Afganistan'ın akıbetini yaşatmak istiyor. Ancak bunu ne kadar başarır bekleyip göreceğiz. Çünkü İsrail'in Haziran 2025'te başlattığı saldırılarda yaşanan 12 Gün Savaşında İran füzeleri İsrailin Demir Kubbesini delerek varlığını ispatladı. İran geliştirdiğini söylediği füzeleri ile ABD ve İsrail birliklerine ne kadar etki edebilir? Bunu zaman gösterecek. Başlayacak bir savaşın bölgede en çok olumsuz etkisinin Türkiye'ye olacağı kaçınılmazdır. Bir atasözü ile sözümüzü noktalayalım . Atalarımız "Alışmış kudurmuştan beterdir." der. ABD kudurmuşun ötesinde alışmış durumda olduğundan İran'a saldırısı kaçınılmaz gibi gözüküyor.