HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 NİSAN 2026, CUMARTESİ

Zihin: Para Kadar Değerli mi?

09.02.2026 00:00
Merhaba sevgili kalbim, benliğim ve canım. O kadar çok şey sayabilirim ki… Bunu hep yapıyoruz; en son zihnimize sıra geliyor.
Zihin; akılla, zekâyla, bazen de hafızayla karıştırılıyor. Aslında zihin, beynimizde gerçekleşen bir sürecin adıdır. Bu sürecin gerçek değerine ayna tutmak istiyorum.
Bunu yaparken zihni, para konumuna kadar taşımak amacındayım. Belki de dikkatinizi zihnimizin gücüne yönelterek kalıplarınızı kırmanıza yardımcı olacağım.

Bundan dolayı, birlikte zihin–para karşılaştırması yapalım. Bu karşılaştırmada, zihnin değerinin ya da gücünün, paranın değerinden ya da gücünden fazla mı yoksa az mı olduğu konusunu tartışalım.
Bu tartışmada, zihnin soyut, paranın ise somut olmasının bir önemi yok.
Önemli olan, zihin ile para arasındaki ilişki ve zihnin parayı bir değer konumuna taşıyabilmesi ya da tamamen hiçleştirebilmesidir.

Ayrıca para, doğal yolla oluşan bir varlık değildir. Bizim sonradan icat ettiğimiz, ona değer yüklediğimiz bir araçtır.
Oysa zihin, doğal bir sürece sahiptir ve insanlık tarihinden beri var olan bir olgudur.

Bu süreç, oldukça önemli yetileri içerir.
Bu doğal yetilerle her tasarım, her sanat eseri, sanatsal iş ya da en basit iş bile zihinde başlar; bir işlemden ya da bir süreçten geçerek olgunlaşır, şekillenir ve tamamlanma noktasına ulaşır. Burada gerçekleşen sürece "yaratım süreci" adını verebiliriz.

Zihinde oluşan bu yaratım sürecini, yer altındaki bir cevherin oluşum sürecine benzetebiliriz.
Bu nedenle her bireyin zihninde ne cevherler, ne parlak fikirler, ne hayaller oluşur.
Hepsi doğal bir sürecin ürünüdür.

Sanatçılar, yazarlar, bilim insanları ve pek çok kişi bu anlamda şanslıdır; çünkü zihinlerinde oluşanları gözle görünür, elle tutulur bir duruma getirebilmektedirler.
Oysa zihin konusunda her insan şanslıdır. Beynimizde bir cevher yatmaktadır.
Önemli olan, bu madeni keşfederek özgün düşünceleri somut bir duruma getirebilmektir.

İşte bu nedenle, zihnin değeri; zihnin ürettiği işlerin ve paranın değerine eşittir.
Onu asıl kıymetli kılan ise insan yaşamına yön vermesi ve kültürümüzü şekillendirmesidir.

Napolyon'un "Vücut için en iyi ilaç, sakin bir zihindir." sözünde olduğu gibi, zihin paradan da kıymetli ve değerlidir.
Bu yüzden en büyük zenginliğimiz zihnimizdir.

Sevgili okurlar, hepinize zihin açıklığı diliyorum.
Sevgiler...

 
Fatma GARİP / diğer yazıları
•Zaman Üzerine: İlk Deneme 14 00:00:00.03.2026
•Zihin: Para Kadar Değerli mi? 09 00:00:00.02.2026
•İstanbul 25 00:00:00.01.2026
Yorumlar
Birtan Pekgüç
Fatma Hocam, Sizin üretimlerinizde beni en çok etkileyen şey, duygunun iki ayrı dilden aynı anda konuşabilmesi. Resimlerinizde renkler düşünmeye başlıyor, yazılarınızda kelimeler görünür hâle geliyor. Resimle sezdirilen bir duygu, yazıyla derinleşiyor; yazıyla kurulan bir anlam, resimde sessizce tamamlanıyor. Bu iki sanatı birlikte taşıyabilmek yalnızca bir yetenek değil, önemli bir kazanım. Çünkü bazı duygular vardır, sözcüğe sığmaz; bazıları da yalnızca renkle eksik kalır. Siz bu alanları çatıştırmadan, birbirine alan açarak dolduruyorsunuz. Belki de bu yüzden işleriniz, temas ettiği herkeste iz bırakan, etkisini zamanla derinleştiren bir güç taşıyor. Duyguyu anlatmakta ısrar eden, hangi aracı seçerse seçsin insanın iç dünyasına dokunan kıymetli bir yol bu. Bu yolu aynı özenle ve üretme isteğiyle sürdürmeniz, hem sizin için hem de bu çalışmaları izleyenler için anlamlı bir kazanım olmaya devam edecek.🌾🍂
İsmail Demirtaş
İyi günler Fatma hanım. Sanat üretimi yanında yazarlık yönünüzün olduğunu bilmiyordum. Yazınızı çok beğendim.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr